Jun 22, 2011

Bölgesinde Lider Ülke: Türkiye

Değişen Küresel Aktörler ve Türkiye Misyonu

Türkiye, küresel düzlemde yürütmüş olduğu istikrarlı dış politika ile bölgesinde saygınlığını arttırmaktadır. Orta Doğu'da yaşanan iç karışıklılıklar ile Türkiye'nin sahip olduğu güçlü demokrasi ve siyasi istikrar, Suriye, Irak ve Mısır halkları için herzaman bir model ülke olma durumunu korumaktadır. Türkiye'nin yakın tarihine baktığımızda bu gibi olayların birçok kez yaşandığı hatta darbe üzerine darbe ile tökezleyen demokrasi ancak 2000'li yıllar sonrasında tekrar işlerliğini kazanabildiğini söyleyebiliriz.

Ak Parti ile başlayan demokraside normalleşme süreci, siyasi zeminleri çok güçlü olmamasına karşın bugün CHP dahil olmak üzere birçok partinin ve kurumun yapısında birçok dönüşümler gerçekleştirebilmişlerdir. Liberal bir sağ parti olarak yorumlansa dahi bazı kesimler tarafından muhafazakar olarak da nitelendirilmişlerdir.

Ak Parti hükümeti, asker-sivil ilişkisini yargı ile korumuş; siyasi alanda askeri vesayetin kabul edilemeyeceğini darbeci zihniyetlerin baskılarına rağmen açık bir tavır ile ortaya koymuştur. Askeri darbelerin hayatın her alanına etki ettiği 60,70 ve 80'li yıllarda Türkiye, kendi iç hesaplaşmaları ile boğuşmaktadır. Ne dış dünyaya kapılarını açabilmiş ne de kendi içersinde bir atılım yapabilmiştir. Ekonomide, eğitimde, sağlıkta, istihdamda birçok sorun katlamalı olarak devam etmiştir.




Der Spiegel:"Boğaz'da Yükselen Güç"
Bugün Del Spiegel Dergisi, yapmış olduğu analizde, Türkiye ekonomisinin gelişmiş Avrupa ülkeleri
ekonomileri ile karşılaştırıldığında çok önemli bir konumda olduğunu ifade etmiştir. Türkiye'yi yükselen bir güç olarak tanımlarken Osmanlı haritasının sınırlarını çizmekten çekinmemiştir. Dergi, Recep Tayyip Erdoğan'ı karizmatik lider olarak yorumlamakta, ekonomideki yaşanan gelişmeler ile halkın güvenini kazandığı sonucuna varmaktadır.

Türkiye sürdürmüş olduğu dış politikada, bölgesinde sıfır sorun anlayışıyla Hamas ile El Fetih arasında uzlaştırıcı tavrı, Suriye olaylarına gösterdiği hassasiyeti, Libya'da Kaddafi'ye verdiği mesaj ile bölgedeki saygınlığını ve ağırlığını hissettirir konuma gelmiştir. Bununla birlikte Balkanlarda Sırbistan ve Bosna Hersek arasındaki ilişkileri güçlendirmek, geliştirmek için yaptığı güçlü diplomatik ilişkilerin merkezinde yer almaktadır.

Niall Ferguson'un Newsweek Dergisi'nde yayınlanan yazısında Osmanlı kavramının tekrar bu dönemde tartışılacağı, izlenen bu süreçte Erdoğan'ın bölgesinde bir Osmanlı yaratmak düşüncesinde olduğunu, tarihteki gücünü tekrar göstereceği kehanetinde bulunmuştur. Yazar, Türkiye'nin ılımlı tavrını sürdüreceğini yazmıştır. Yapılan Türkiye varsayımlarının sadece bir düşünceden ibaret olmaması ve geniş bir analiz ile değerlendirilebilmesi bu açıdan önemlidir.
*Abdullah Korkmaz
.

No comments:

Total Pageviews