Jul 6, 2014

İslam Dünyasında Örgütlenmiş Cehalet Örneği: IŞİD


Ortaya birtakım Müslüman guruplar çıkıyor biz hilafeti ilan ettik, artık ismimiz de ‘İslam Devleti’dir diyebiliyor. Peki İslam Dünyasının bu sorunlara bir çözüm üretmesi gerekmiyor mu? Neden İslam Dünyası böyle gurupların varlığını bertaraf edemiyor? Neden bir gurubun insanları sebepsiz yere öldürmesini, caddeleri kana bulamasını, ölü insan cesediyle oynanmasını bir türlü bağlı bulunduğu veya sempati duyduğu insanlara anlatamıyor? Neden İslam’ın kelime kökü olan esenlik, barış anlamları tatbik edilemiyor? Neden insanın değeri bu kadar ucuz ve öldürme bu kadar basit İslam ülkelerinde? Bu soruların tek bir cevabı var: CEHALET…

Bundan pek uzun olmayan bir dönemde stratejist ve fütürist bir adam teorisiyle birlikte dünyaya bir mesaj verdi: ‘Medeniyetler Çatışması’. Bu kavram aslında sadece İslam-Hristiyan kavgasının körüklenmesiydi. ABD eksenli bir politikaydı. Nedeni İslam dünyasında yaşanan cahilliği kendi emelleri doğrultusunda kullanılmasıdır.
“Ilımlı İslam, ABD’nin terörist ilan ettiği İslam’a karşı ABD politikasının yanında olan İslam demek. Bunun petrol kanadı zaten Batı blokunun parçası. Eğer kör değilseniz, bunun ne anlama geldiğini profesör Huntington’dan öğrenebilirsiniz. Aklımda kaldığı kadar Amerika’nın resmi politikasına temel olan doktrinlerden biri olan Huntington doktrini, İslamın er geç yok edileceği bir İslam-Hıristiyan kavgası üzerine kuruluydu.” [1]
Sn. Kuban’ın da dile getirdiği bu gerçek, ABD’nin kendi emelleri doğrultusunda Yeni Dünya Düzenine yeni bir düşman algısı rolü yaratma girişimidir. Terörist gurupların oluşturulması ve arka planında cahilliği tavan yapmış Müslüman ülkelerde destekçiler arama gayreti ile de güzel bir altyapı oluşturulmuş oldu. 


IŞİD Lideri Bağdadi
IŞİD’in belirli desteği almasından sonra kendisini küresel İslam Devleti başkaldırısı olarak görmesi arkasında sürüklediği cahil kesimlerin desteği ile sağlanmıştır. Öldürmeyi genel bir strateji olarak geliştirmeleri de içerisinde bulunduğu psikolojik altyapının ne denli güçlü aşılandığını göstermektedir. Halifeliğin ilanı birçok Müslümanda şu algıyı doğurabilir; evet İslam Dünyası yüz yılı aşkındır kendilerini tek bayrak ve bir birlik olarak ortaya çıkabileceği bir halife çıkaramadı. Birçok aşırı Müslümanın bu algı içerisinde bir tabiiyet duygusu beslemesi kaçınılmazdır. Hilafet duygusu bir algı operasyonu olarak dünya üzerinde bulunan yüzlerce aşırı gurupların da ekmeğine yağ sürmektedir.

İslam Öldürmeyi Nehyeder
 
“(Kıyametin bir alameti) Mescitler içerisinde günahkârların seslerinin yükselmesi ve günahkârların dinin emrettiklerini yerine getiren samimi müminler üzerine galip gelip onlara tahakküm etmeleridir.” [2]
Hz. Peygamber (sav) bu hadiste Ahirzaman’da fitnenin mescitlerin içerisinde kadar girmesini ve bu günahı işleyenlerin samimi Müslümanlara bir zorbalık uygulayacağı bildirilmektedir. Bu hadisin günümüze tam mutabık özellik taşıması önemlidir.
İslam düşünce çizgisinde bir insanın sebepsiz yere öldürülmesini tüm insanlığın öldürülmesi ile eşdeğer tutmasıdır.
"Kim katil olmayan ve yeryüzünde fesat çıkarmayan bir kişiyi öldürürse sanki bütün insanları öldürmüş gibi olur." [3]
Velev ki bir ‘katl’ yapılırsa savaş esnasında olabileceği, fakat bunun da kadın, çocuk, esir, yaşlı gibi güçsüz insanlara kesinlikle yapılamayacağı esasına dayanır. Bu düşüncede savaş hariç, herhangi bir gurubun veya insanın öldürme vakasını gerçekleştirmesi söz konusu bile olamaz. Günümüzde kendisini Müslüman olarak gören birçok terörist gurubun hangi çizgide olduğunu görmekteyiz. Cahilliğin sınırlarının olmadığını bazı Müslüman ülkelerinde İslam’ın özünün ne olduğu hakkında bihaber yaşayan kitlelerin içerisinde bu örgütler varlığını çok rahat bulabilmektedirler. Müslümanın uyanık olması ve çevresinde yaşanan olayları akılcı tahlil ve tenkit etmesi, İslam’ın esaslarını çok iyi bilmesi ile bu yaşanan sıkıntıların giderilmesi mümkündür.
Akılcı, örgütlü Müslüman toplulukları IŞİD veya El-Kaide gibi düşüncesini kan ve öldürme ekseninde yürüten bu militan ruhlu insanlara karşı tavır sergilemesi gerekmektedir. Küresel güçlerin stratejilerini iyi okumaları ve akabinde kendi düşünce stratejisini üretebilmelidir.



[1] Doğan Kuban, Cumhuriyet, Bilim ve Teknik, 05 Ekim 2012
[2] Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, s. 450
[3] Maide Suresi, 5/32
 

No comments:

Total Pageviews